-
TAKLİT
Kör kuyularda merdivensiz, karanlıklarda ışıksız kaldın mı hiç okyanuslarda yüzmeyi bilir misin fırtınalarda savruldun mu hiç yelkensiz tekne misali ve karaya çıkarabildin mi tekneni acıyla yoğrulup, gülebildin mi acılarına… yaralamalarına acı vermelerine rağmen affetmeyi bilir misin, anlamayı, insanın sadece bakıştan ibaret olduğunu, karşındaki öfke dolu olsa bile öfkesinin aslında kendine kızgınlığı olduğunu ve umursamamayı, gülüp geçmeyi başarabilir misin Öyle ise uğraşma boşuna Beni taklit ederek ben olamazsın.. 01.01.2015
-
NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ
Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken… Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının… İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti… Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının, güneşli bir rahatlık ve etin daveti: kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık… Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair, hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek: filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya… Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen…




