-
BU NE SEVGİ BU NE AŞK
7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak Nato Zirvesi nedeniyle, Ankara’da bir takım düzenlemeler yapıldı, Nato ülkelerine şirin görünmek için milyarlarca lira harcandı. Yıllardır bakımı yapılmayan yolların bakımı yapıldı, evler ücretsiz boyandı. Çirkin olarak nitelenen bölgeler kapatıldı. Bütün bunlar olurken her zaman olduğu gibi enflasyon rakamları düşük gösterilip emekliye ve memura zam verilmiş gibi yapıldı. Nato Zirvesine gelince harca harcayabildiğin kadar, emekliye gelince de bütçe yok. Nato Zirvesinin yapılacağı günlerde ise yollar kapanacak, Ankara’da yaşayanlar adeta evlerinde hapis kalacak… Bütün bunlar yetmedi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Abd bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldığında ortada Abd diye bir devlet bile yoktu. Fatih Sultan Mehmet’in de kemiklerini sızlattılar yeni Osmanlıcılar… Bu ne Trump…
-
YOLU SİZ BELİRLEYECEKSİNİZ!
Olumsuz olarak görülen çoğu olayda bir olumlu yan, her krizde de bir fırsat vardır. Önemli olan kriz çıktı ya da olumsuzluk oldu diye karamsarlığa kapılmamak, krizden fırsat çıkarabilmeyi başarmaktır. Gerçek bir lider de kriz zamanlarında belli olur. 19 Mart 2025’ten bugüne krizlerden fırsat çıkaran Özgür Özel, son kriz mutlak butlan olayında da durumu yine fırsata çevirmeyi başardı. Bu kez miting yerine mahalle mahalle dolaşarak halkla iç içe ve samimi bir şekilde derdini anlatıyor. Bu durum bana 1990’lı yılları hatırlattı. 1990’lı yıllarda da parti başkanları ilçe ilçe, mahalle mahalle dolaşırdı. Çoğu alışkanlığımız gibi bu alışkanlığımız da 2000’li yıllardan sonra değişti. Siyaset yozlaştı, siyasetçiler koltuklarında oturup, halka tepeden bakar oldu. Toplum kutuplaştırıldı……
-
SİZE NE!!!
Televizyon kanallarında yayınlanan dizilerde; aynı erkeği elde etmek için, birbiri ile kıyasıya yarışan kadınlar, İki kardeşle birlikte olup, hangisinden hamile olduğunu bile bilmeyen kadınlar, Anne rolünde olup, annelik yerine hanım ağalık yapan, gelinlerine silah kullanmayı öğreten kadınlar, Gündüz programlarında; çocuklarını bırakıp, başka adama kaçan kadınlara evine geri dön diye yalvaran adamlar, birbirleriyle saç saça baş başa kavga eden kadınlar, Aile yapısını, anneliğin kutsallığını bozmuyor… Hedef kitlesi hayvanseverler olan, televizyon reklamında, köpeğe oğluşum denilince, anneliğin kutsallığını korumak adı altında, reklam yayından kaldırılıyor. Doğruyu bir tek siz biliyorsunuz çünkü… Düşündüğünüzü topluma dayatmak için elinizde bulunan tüm gücü kullanıyorsunuz da bahaneleriniz akla ve mantığa uygun olsun… Kimin hangi canlıyı nasıl göreceğine, ona nasıl…
-
OKULLARDA SİLAHIN NE İŞİ VAR?
Dün Şanlıurfa’da bugün de Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen saldırılar sonucunda 10 kişi hayatını kaybetti, 29 kişi de yaralandı. Her iki olayda da saldırgan öğrenciler olay sonrası intihar ediyor, ya da ölüyor. Yetkililer olayın bireysel olduğunu söylese de terör saldırısı mı sorusu akla geliyor. Aynı yerden yönetilir gibi, art arda iki gün iki okulda rastgele ateş açılıyor ve saldırganların ikisi de ölüyor. İran’da savaş başladığında ilk saldırdıkları yer 169 çocuğun öldüğü okuldu. Türkiye’ye de bu yolla göz dağı mı veriliyor? Olay her ne olursa olsun ister bireysel saldırı ister terör saldırısı okullarda neden güvenlik yok. Bu çocuklar nasıl bu kadar kolay silaha ulaşıp, silahla okula girebiliyor. Neden yeterli önlemler alınmıyor, gerektiği…
-
ÇİVİSİ ÇIKAN DÜNYA
Kibirden gözleri kör olan, Epstein belgeleri ile köşeye sıkışan ABD Başkanı Donald Trump’un, İsrail’le birlikte saldırdığı İran karsısında, beklemediği direnci görünce, yaşadığı hayâl kırıklığından olsa gerek, iyice şirazesi kaydı… Küfürler, hakaretler, tehditler havada uçuşmaya başladı. Milyonlarca insanın kaderi, vasıfsız, kendini bilmeyen, sapkın duygu ve düşünceleri olan bir kişinin elinde… Donald Trump’un ne olduğu belli de… Uluslararası hukuk, Nato, Birleşmiş Milletler gibi örgütlerinde kâğıttan kaplan olduğunu gördük bir kez daha. Kaba kuvveti, şiddeti, savaşı güç sananların her istediğini yaptığı bir düzen daha ne kadar devam edecek? Halktan biri bir diğerine küfür ya da hakaret etse cezalandırılır da küfrü Donald Trump edince cezasız mı kalacak? Dünyanın adil bir yer olmadığını biliyoruz da…
-
HER YARATILAN İNSAN MI?
İnsan bedeninde yaratılan canlıların, insan olabilmek için nefsini (ego) eğitmeye, vicdan duygusunu geliştirmeye bu sayede de adaletli olmaya gereksinimi vardır. Her yaratılan insan olma mertebesine ulaşamıyor ne yazık ki… Eğer her yaratılan insan mertebesine erişebilse, dünya bugünkü hâlinde olmazdı. Komşumuz İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaş… Bahaneleri nükleer tesis ve barış getirme olsa da asıl amaç ABD için petrol, İsrail için ise vaat edilen topraklar sanrısı. Bu uğurda yapmayacakları yok. Eskiden savaşların bile kuralları ve dokunulmazları vardı, o kurallar ve dokunulmazlar hiçe sayılıyor artık… Okullar hastaneler bombalanıyor, siviller çocuklar hedef alınıyor. Tıpkı Filistin’de olduğu gibi. 170 çocuk göz göre göre katledildi ne yazık ki… İran’ın rejimini beğenmeyenlerin İran…
-
KAR DA MI ADALETSİZ YAĞIYORDU?
Tıpkı yağmur gibi kar da mı adaletsiz yağıyordu? Şehirlere… Yağmur ya da karın adaletsiz yağmasının sebebi, doğa değil, büyük şehir küçük şehir ayrımı yapan, insanları ve imkânları büyük şehirlere yığan sistemdi. Kimin sesi çok çıkıyor, “Ben mağdurum” diye bağırıyorsa, mağdur şehir ya da mahrumiyet bölgesi ilan ediliyordu. İstanbul ile Ankara arasında batının doğuya açılan kapısı Bolu 21.yüzyılda bile mahrumiyet bölgesi olmaktan öteye gidemiyordu. Planlama, risk analizi, en kötü senaryoya göre hazırlık yapma gibi olgular ülkemiz için geçerli değil. Yaz aylarından itibaren; meteoroloji uzmanları bu kışın son yılların en set kışı olacağı uyarısında bulunduğu halde, hiçbir şirket bu söylemlere kulak asmamış. Bolu İlinin Mengen İlçesi Gökçesu beldesinde; 27 Aralık tarihinde başlayan…
-
NEREYE GİDİYORUZ?
26 Eylül 2025 tarihinde camdan düşerek ölen Güllü’nün, kızı Tuğyan Ülkem Gülter tarafından tasarlanarak öldürüldüğü ortaya çıktı. Bir insan nasıl tasarlayarak ve planlı bir şekilde annesini öldürebilir? Aklım almıyor… Daha anne rahmine düştüğü andan itibaren annesinin kanı ve canı ile beslenen bir varlık insan. Görebilenler ve hissedebilenler için anne ile çocuk arasındaki o bağ öyle güçlü ki, hiç kopmuyor. Hatta anne ya da çocuğun ölümünden sonra bile o bağı hissedebiliyorsunuz. İnsan biçiminde doğan her canlının insan olamadığı gibi, her çocuk doğuran da anne olamıyor. Sonuçta Tuğyan Ülkem Gülter kendisi de anne olmasına rağmen annesini öldüren bir cani. İnsan olmak için de anne olmak için de emek vermek gelişmek gerekiyor. Empati…
-
AYNA
Her insan kendisini görebilmek için bir aynaya ihtiyaç duyar. Bulduğu aynada kendine bakar. Hata kabul edebilen, kendini eleştirebilen birinin kendisi ile yüzleşmesi mümkündür. Ancak hata kabul etmeyen, kendini hep haklı gören kişi ise; kendi hatalarını, olumsuz vasıflarını hep aynaya yükler. Psikolojide bu duruma Project (yansıtma) denir. Kişinin söyledikleri ile davranışları dikkatle gözlemlendiğinde; bu olgu net bir şekilde görülür. Tıpkı 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Chp’li adaylar için pkk ile iş birliği yapacak denilip, sonrasında bu iddiayı ortaya atanlar tarafından, pkk ile çözüm sürecine gidildiği gibi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı, Ekrem İmamoğlu hakkında iddia edilen suçlar; Diplomasının geçersiz olduğu iddia edilip, iptal edilmesi, Yolsuzluk, rüşvet vb. gibi eylemlerde…
-
İNSANIN ACIMASIZ YANI
Doğadaki hiçbir canlı yaşam tehdidi ya da açlıkla karşı karşıya kalmadıkça, başka bir canlıya saldırmaz. Ya adına insan denilen canlı ? Arabesk müzik şarkıcısı Güllü’nün trajik ölümü sonrasında; Özellikle sosyal medyada ve bazı televizyon kanallarında birçok iddia konuşuldu ve yazıldı. Evde kamera olduğu hâlde, 4.bir kişi daha olduğunu iddia edenler, Olay sırasında İstanbul’da olan oğlunun ya da kızının Güllü’yü camdan atmış olduğunu iddia edenler, Oğlu ya da kızının cenazedeki davranışlarından, suç hikâyeleri yazanlar. Televizyonlarda Güllü’nün ölümünü günlerce reyting malzemesi hâline getirenler, servetinden çocuklarının özel hayatına kadar, birçok iddia ile gündeme gelenler. Bu durumun iki açıklaması olabilir Şüphe yararlı olduğu oranda gerekli ve geliştirici bir duygudur ancak fazlası insana zarar verir.…

















