-
ESKİ TÜRKİYE
Eski Türkiye’de okullar güvenli öğretmenler değerliydi. Öğrenci velileri öğretmenlerin işine karışmak gibi bir hadsizlikte bulunmaz, öğretmenlere saygı duyulurdu. Öğretmenler de kendini geliştirir, bilgisini ve tecrübesini öğrencilere aktarmak için uğraşırdı. Atanamayan öğretmen sorunu yoktu, atamalar siyasi kimliğe göre yapılmazdı. Sınav soruları çalınmaz, sahte diplomalar havada uçuşmazdı. Ev ekonomisi, iş bilgisi gibi dersler okutulur, öğrencilerin el becerileri geliştirilir, çocuklar üretime yönlendirilir, yerli malı haftası kutlanır, yerli malının önemi anlatılırdı. Sabahları andımız okutulur, o yıllarda biz farkında olmasak da ülkeye ve bir millete ait olma, doğru ve saygılı olma duygusu kazandırılırdı. Kimse kendini yalnız hissetmezdi. Ev ödevleri kontrol edilir, her yıl belirli bir günde sergilemek üzere, tiyatro, koro, folklor gibi etkinlik provalarıyla çocuğun…
-
YILLAR ÖNCE
Yıllar önce; tek kişi çalışarak bir evin ihtiyaçlarını giderir, evini arabasını alır. Hafta sonları ailecek pikniğe, sinemaya, tiyatroya, konserlere giderdi. Okullarda andımız okutulur, küçükleri korumak, büyükleri saymak üzerine yemin edilir, büyüklere saygı duyulur, küçükler korunurdu. Radyolarda radyo tiyatrosu ve kültürel programlar dinlenir, televizyonlarda Anna Karenina, Notre Dame’ın Kamburu gibi dünya klasiklerinden uyarlanan diziler, buz pateni, tartışma programları vb. gibi kaliteli programlar izlenirdi. Okullarda el sanatları ve ev ekonomisi gibi derslerde hobi edinme teşvik edilir, okullardaki kollarda da öğrenciler ilgi alanlarına göre seçim yaparak sosyalleşirdi. Suç ve suçlu övülmez aksine mahallelerde suç işleyen olursa, ondan uzaklaşılır, yalnızlaştırılırdı. Çocuklar rahatça sokaklarda oynar, insanların yüzü güler, şen kahkahalar havada salınırdı. Devlet kurumlarında yandaşlık…
-
AYNA
Her insan kendisini görebilmek için bir aynaya ihtiyaç duyar. Bulduğu aynada kendine bakar. Hata kabul edebilen, kendini eleştirebilen birinin kendisi ile yüzleşmesi mümkündür. Ancak hata kabul etmeyen, kendini hep haklı gören kişi ise; kendi hatalarını, olumsuz vasıflarını hep aynaya yükler. Psikolojide bu duruma Project (yansıtma) denir. Kişinin söyledikleri ile davranışları dikkatle gözlemlendiğinde; bu olgu net bir şekilde görülür. Tıpkı 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Chp’li adaylar için pkk ile iş birliği yapacak denilip, sonrasında bu iddiayı ortaya atanlar tarafından, pkk ile çözüm sürecine gidildiği gibi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı, Ekrem İmamoğlu hakkında iddia edilen suçlar; Diplomasının geçersiz olduğu iddia edilip, iptal edilmesi, Yolsuzluk, rüşvet vb. gibi eylemlerde…
-
HER YOL MÜBAH
Bolu İlinin Mengen ilçesi Ağalar köyünde 1900 hektarlık alanda yapılması planlanan, kuvarsit madeni araması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “ÇED gerekli değildir” kararı vermesi üzerine ; 9 Ağustos’ta Ağalar köyünde muhtarlar, köylüler, çeşitli illerden gelen çevre gönüllüleri tarafından yapılan toplantıda konu ile ilgili dava açma kararı alındı. Kuvarsit madeni araması dinamit patlatma yoluyla yapılıyor ve yılda en az 400.000 ton harfiyat meydana geliyor. Bu durum, çevredeki yaşam alanlarını tehdit ediyor. Solunum hastalıkları, derelerin kirlenmesi, az bulunan endemik türlerin, canlıların yok olması maden aramasının sonuçlarından bazıları. Ağalar köyünde maden aranması sadece çevre köyleri değil, İstanbul’un suyunu da etkiliyor. Arama sonucunda Mengen çayında oluşacak kirlilik, İstanbul’un suyunu da kirletecek çünkü Mengen çayı,…
-
YANAN SADECE ORMANLAR MI ?
İnsanın doğaya uyum sağlamak yerine, doğayı kendi isteklerine uydurma çabası sonucu, sel, deprem, yangın gibi doğal afetler felakete dönüşüyor ülkemizde… Plansız kentleşme, nüfusun çoğunluğunun şehirlere yığılması sonucu, kontrolsüz bir şekilde yapılan çok katlı binalar, depremlerde risk oluşturuyor ya da yıkılıyor. Dere kenarına yapılan evler, taşkınlar sonucunda ya zarar görüyor ya yıkılıyor. Sıcak havalarda, anız (ot) yakmak, ormanlık alanlara cam şişe, izmarit vb. çöpleri atmak bile orman yangınına sebep olabiliyor. Yıllardır her yaz, günlerce yanan bir türlü söndürülemeyen yangınları izliyoruz. Ormanlar, ormanlarla birlikte içindeki canlılarda yok oluyor ne yazık ki… İyi bir yönetici ya da yönetim kadrosu yaşadığı olumsuz olaylardan ders alır, olumsuzluğun bir daha tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alır ve…
-
YİNE Mİ BERABER YÜRÜYÜŞ ?
PKK Terör Örgütü, 11 Temmuz 2025 günü silah bıraktı… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Temmuz Cumartesi günü Kızılcahamam kampının açılış konuşmasında ; “Biz Ak Parti, Mhp ve Dem Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik” dedi. Mhp Başkanı Devlet Bahçeli’de silah bırakma töreninin ardından Pervin Buldan ve Ahmet Türk’ü arayarak, sürece katkıları nedeniyle teşekkür etti. Çok değil daha iki yıl önce, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Kılıçdaroğlu kazanırsa, Öcalan’ı serbest bırakacak demediler mi ? 2024 Yerel Seçimlerinde de aynı sözler tekrarlanmadı mı ? Kavga siyasetinden medet umanlar için, daha önce düşmanlaştırılan, belediyelerine kayyum atanan, eş başkanı hapise atılan HDP ya da yeni adıyla Dem Parti idi… Çünkü Dem Parti’nin ya da HDP’nin…
-
KOLTUK SEVDASI
Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinde başlayan, yargı operasyonunda, ortaya atılan iddia, partiye kayyum atanacağı ve eski başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına geleceği idi. Gazeteci Timur Soykan’ın haberinde aktardığına göre ; Kemal Kılıçdaroğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi heyeti arasında yapılan görüşmede, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin başına yeniden geçmek istediği iddiası kanıtlanmış oldu. Ekrem İmamoğlu’nun yargılanması ile başlayan süreçte, halkın Cumhuriyet Halk Partisi’ni umut olarak görmesi, son yapılan anketlerde oy oranının % 40’a ulaştığının görülmesi partideki farklı yapıları birleştireceği yerde, ayrıştırır duruma geldi. Bu durumda söylenecek söz şimdiden belli, kendi aralarında anlaşamıyorlar, partiyi yönetemiyorlar, ülkeyi nasıl yönetecekler. Kurulan oyunu görmemek olası değil. 13 yıl parti başkanlığı yapan, ve seçimlerde, oylar…
-
ÇÖZÜLEMEYENLER
Her şey bir planın parçasıydı… Adım adım alıştıra alıştıra sürdürülen bir plan. Ergenekon, balyoz davaları, kronik odaya girilmesi, haberleşme ağıda dahil tüm kurumların satılması ya da işlevsizleştirilmesi. Yargı reformu adı altında, zaten yarı bağımsız olan yargının bağımlı hale dönüştürülmesi. 15 Temmuz ve ardından gelen başkanlık sistemi. Daha önce denenen çözüm süreci… Irak’ta kurulan Kürt Devleti… 2011’den beri Suriye’de yaşananlar ve Esat Yönetiminin yıkılması. Selahattin Demirtaş’ın hapse atılması ve kayyumlar. Ardından planın hızlanışı… Anayasa değişikliği istekleri, ilk 4 maddenin değiştirilmesine tepki oluşunca 66.maddede tanımlanan Türk Vatandaşlığı tanımının değiştirilmesinin istenmesi. Trump’ın Suriye konusunda, İsrail ile Türkiye arasında arabuluculuk yapma ile ilgili sözleri. Yürütülen süreç ve Trump’ın Türkiye’ye gelişi öncesi PKK Terör Örgütü’nün…
-
HAK HUKUK ADALET
Gençler, kadınlar, işçiler, emekliler,çiftçiler, her yaştan her kesimden insan yürüyüşlerde, eylemlerde. Bu kadar farklı kesimi bir araya getiren olgu ise “Hak Hukuk Adalet” duygusu ve isteği. Son yirmi üç yıl boyunca her kesimden insanlar, hatta canlılar bile bir şekilde, haksızlığa uğradı, mağdur oldu, sesini duyuramadı. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ile başlayan süreç ; bu ülkede yaşayıp, haksızlığa uğramış, mağdur olmuş tüm kesimleri bir araya topladı ve insanlar yalnız olmadıklarını gördüler. Neydi bu haksızlıklar ve mağduriyetler isterseniz kısaca hatırlayalım… “Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir” denildiği halde, can alma hakkını kendilerinde görüp, masum canlar çıkarılan imha yasası ve mağdur edilen canlar. …
-
ANKA KUŞU
Araf suresi 179. ayette, “Yemin olsun ki, biz cinlerden ve insanlardan bir çok kimseyi cehenneme uyumlu yaratmışızdır. Şu sebeple ki, onların kalpleri var fakat bununla gerçeği anlamazlar, gözleri var onunla görmezler, kulakları var onunla işitmezler. Hasılı bunlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan daha şaşkındırlar” İnsanın hakikati görebilmesindeki, en büyük engel kibridir. Nefs ya da ego insana kendini mükemmel zannettirir. Hata kabul etmez, hep kendini haklı görür, her olayda dönüp kendine bakmak, hatalı olabileceğini kabul etmek yerine, hep karşısındakini suçlar. Böylelikle kendini rahatlatır, huzur bulduğunu sanır. Bulduğunu sandığı huzur, geçici bir rahatlamadan öteye geçemez. Oysa anlamak, karşıdaki insanı yargılamadan dinlemekten geçer. Ahlâkın, edebin, saygının olmadığı yerde “din” de olmaz. Kibir duygusu, insanın…




















