-
YENİDOĞAN ÇETESİ
Yeni doğan çetesi, 112 Acil Çağrı merkezinde çalışan kişilerle ortak hareket edip, sağlıklı bebekleri ve hasta bebekleri önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine sevk ettirerek, bu yolla özel hastanelere günlük 7-8 bin lira ücret kazandıran, Sgk’yı ve aileleri dolandıran çete… Hastanelerde bebeklere tam bakılmadığı ve bir takım ihmaller zinciri sonunda bebekleri öldüren çete… Çete kelimesi hafif kalıyor… Savaşta bile bebeklere dokunulmaz iken, bebekleri öldürmek ! Aklın almayacağı, vicdanın kabul etmediği olaylar zinciri… Bebekler üzerinde deney yapıldığına dair iddialar da var. En az yirmi hastanenin anlaşmalı olduğu iddia ediliyor ve bu hastaneler hala açık. Olay denetim sonucunda değil, 2023 yılında Cimer’e yapılan ihbar sonucunda ortaya çıkıyor. 2023 öncesinde yaşananlar,…
-
ARA Kİ BULASIN
Vicdan insanı diğer canlılardan ayıran en önemli olgu. Nedir vicdan ? Kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlaki değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güç. Vicdanlı insan bir konu hakkında hüküm ya da karar vermeden önce düşünür, sorgular, karşısındaki kişi yada kişilere zarar verip, vermeyeceğini ölçer, biçer ve ona göre davranır. Vicdan olgusunun gelişmesi için kişinin merhamet ve empati duygularına sahip olması gereklidir. Kişi de, merhamet ve empati duygusu yoksa vicdan körelir, yok olur. Son zamanlarda ülkede olanlara baktıkça görüyorumki, vicdanllılar ve vicdansızlar olarak ikiye bölünmüş gibi ülke… Narin cinayeti, 2 yaşında istismar sonucu…
-
GEL BARIŞALIM
Mhp lideri Devlet Bahçeli 1 Ekim’de partisinin grup toplantısı sırasında yaptığı konuşmada, eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesi ile ilgili olarak, Halk Tv gazetecilerini ve Chp Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef alarak “Chp Genel Başkanı’nın mahkeme kapılarında bir avuç Mhp düşmanıyla esip gürlemesi, batık gemiler gibi sallanması tek kelimeyle yüzsüzlüktür. Özgür Özel sana diyorum, iddiaların aynen şahsın gibi çürüktür, bastığın yaş tahta bindiğin patlak lastikli dolmuş, tutsağı olduğun tezvirat cambazlığı seni hiçbir yere götürmeyecektir. Buradan sesleniyorum Halk TV ve Chp ayağınızı denk alın, dört soytarı muhabirle Milliyetçi Hareket Partisi’ni sorgulayamazsanız, sorgulatmayız.” Dedi. Aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenelenen yeni yasama yılı resepsiyonuna katılan Mhp lideri Devlet Bahçeli Özgür…
-
ADALET ARANIYOR
Ümraniye’de motosiklet hırsızlığı suçundan yakalanan Yunus Emre Geçit gözaltına alınıp, karakoldan kaçıyor ve yakalanmaya çalışırken polis memurunun silahını alıp ateş açıyor ve 27 yaşındaki polis memuru Şeyda Yılmaz şehit oluyor. Yunus Emre Geçit 19 yaşında ve 26 suçtan sabıkalı, suçlarının arasında, çocuğa cinsel istismar, gasp, yaralama, vb. gibi suçlar bulunuyor. Olay sırasında Yunus Emre Geçit’in annesi de karakolda ve annede yaralanıyor. Polis memuru Şeyda Yılmaz’ın şehit olması sonucu Yunus Emre Geçit’in annesi dahi isyan ediyor. “Hiçbir anne evladının kötü olmasını istemez. 26 suçtan benim çocuğumun kaydı varsa niye devlet bunu almadı? O kadar yalvardım. O kadar karakollara gittim. ‘Bu çocuk bağımlı, bu çocuk madde satıyor, bu çocuk madde kullanıyor.’ Bunların…
-
AHMAK
Kültürümüz araştırıldığında; eskiden kadınların toplumda daha çok korunduğu anlaşılıyor. Türk toplumunda kadına verilen değer, Türklerin kutsal ve önem verdikleri haklara “ana hakkı” demeleri ve üzerinde yaşayıp büyüdükleri topraklara anavatan, en üst yasaya anayasa denmesi gibi terimlerden anlaşılabilir. Türk ailesinde tek eşliliğin vazgeçilmez bir özellik olması, kadınlarında erkeklerle aynı hak ve yetkilere sahip olması. Kadının horlanması, dövülmesi, itilip kakılması mümkün değildir. Yörük kadınları, eşinden şiddet görmesi halinde mor cepken giyerek, toplum içinde görünür yerde dolaşarak, kocasını boşadığını ifade eder. Bu durumda da toplum kadının yanında yer alır, eşine dayak atan kocayı toplumdan dışlar, eşe selam bile verilmezdi. Mor cepken ve kadının erkek ile eşit haklara sahip olma geleneği Türk’lerin islamiyeti kabul…
-
NARİN
Narin… Neresinden baksanız vahşet, umursamazlık, yalan, psikopatik davranışlar. İnsanın anlamakta, kabullenmekte zorlandığı nasıl olur ? Neden ? diye sormaktan kendini alamadığı, canice bir olay. Küçücük bir köyde 19 gün boyunca bulunamayan, halkın tepkisi olmasa, belki de hiç bulunmayacak olan zavallı yavrucak. Düşündükçe içim acıyor, 8 yaşında masum bir kız çocuğundan ne istediniz ? Ailenin davranışları ve aile hakkındaki iddialar, insan öldürmenin normalleştirildiği, vicdan ve ahlak olgusunun yok edildiğini anlatır nitelikte. Kadın cinayetleri, çocuk ve köpek tecavüzleri, çalmak,yolsuzluk vb.gibi nice olayda suçu işleyen ya hapse girmiyor ya da en fazla birkaç ay veya birkaç yıl hapis yatıp, dışarı çıkıp, suç işlemeye kaldığı yerden devam ediyor. Kötülük yapanın yanına kâr kalıyor. Son…
-
DOĞA ve İNSAN
İnsan doğadan kendini soyutlayıp, kendini taş binaların içine hapsettikçe, yavaş yavaş eriyip yok olduğunun farkında bile değildi. Kendini her şeyin üstünde görmek, üstün bir varlık olduğunu sanmak en büyük yanılgısıydı. Doğaya baksa görecekti, ağaçların kökleri yoluyla birbirlerine sarıldıklarını, suyu ve toprağı paylaştıklarını, rüzgara ve fırtınaya birlikte direndiklerini. Kuşların mevsimlere göre yer değiştirdiğini, cıvıl cıvıl sesleri ile birbirleriyle haberleştiklerini köpeklerin kedilerle anlaşabildiğini. Köpeklerin her birinin kendine göre bir alan belirlediğini, diğerlerin o alana girmeyerek birbirlerine saygı gösterdiklerini. Yavrusu elinden alınan anne köpeğin başka yavrulara annelik yapma isteyişini. Apartman ya da resıdanzlarda yaşamanın üstünlük olmadığını, aksine hapis hayatı yaşadıkların, Karton bardaktan kahve içmenin bir marifet ya da üstünlük olmadığını, doğada ince belli…
-
AYNILIK…
Zalim olmuş insan denen varlık Kendi güçsüzlüğü, muhtaçlığıyla yüzleşmemek için, Muhtaç ve güçsüz gördüğüne vurur olmuş, acımasızca Vicdan, merhamet kayıplara karışmış, ara ki bulasın… Herkesi bir hırs bir öfke bürümüş, Haklılık savaşında, Hak’kı unutmuş. Zalimlerin sofrasında kral olmuş Ezilen ezen, yenilen yenen olmuş. Adalet hiç olmamış, adaletsizlik arşa yükselmiş, Mağdur mağrur, mağrur mağdur olmuş, Samimiyet mumla aranır, İki yüzlülük bol bulunur olmuş, Bencillik geçer akçe, Fedakarlık aptallıkla eşdeğer olmuş. Saygıın yerini biat Sevginin yerini para ve güç almış İncelik ve kibarlık güçsüzlük, kabalık ve saygısızlık güç olmuş. Ruhlarını özlerini hiçe sayarak, birbirine benzemeye başlamış herkes. Görüntüsü insan, içi robot olanlar kaplar olmuş her yanı. 29,04,2018
-
TÜRK ULUSU’NUN İZLEYECEĞİ İLKE
Nutuk :3.Bölüm Ali Rıza Paşa Kabinesinin Çekilmesi,İstanbul’un İşgali ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Toplanması Bölümü Ulusa Yayınladığım Bildiri başlıklı yazısı.. Saygıdeğer baylar, Şimdiye dek bilginize sunduklarım, kişisel olarak ve Temsilciler Kurulu (Heyeti Temsiliye) adına değindiğim olayların açıklanmasına ilişkin idi. Bundan sonra söyleyeceklerim, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan ve yöntemine göre hükümet kurulduktan bugüne değin meydana gelmiş olayları ve devrimleri kapsayacaktır. Bu söyleyeceklerim aslında herkesçe apaçık bilinen ya da kolaylıkla öğrenilebilecek olan olaylarla ilgilidir. Gerçekten, Meclis tutanaklarında, Bakanlık dosyalarında, basın koleksiyonlarında bu olayların belgeleri saptanmış ve saklanmış bulunmaktadır. Bunun için ben, bütün bu olayların genel gidişini göstermek ve saptamakla yetineceğim. Amacım, devrimimizin incelenmesinde tarihe kolaylık sağlamaktır. Bütün bu…
-
KENDİLERİ İLE ÇELİŞENLER
Bir insanın yada toplumun gelişebilmesi, öncelikle değişimi kabul etmesi ile gerçekleşir. Değişime dolayısıyla da gelişime kapalı insanlar yada toplumlar ezberlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar, kendi hatalarını çelişkilerini görüp düzeltmek yerine çevrelerini yada sistemleri değiştirmeyi tercih ederler. Sorunlarını da bu şekilde çözebileceklerini düşündüklerinden yanlışı çevrelerinde yada sistemde ararlar. Sistemi yada çevreyi suçlamak en kolay yoldur çünkü… İkili ilişkilerde, bireyin toplumla olan ilişkilerinde, toplumların birbirleriyle olan ilişkilerinde sıkça karşılaşırız bu durumla. Bu şekilde davrananların çoğunun sistemin nimetlerinden yararlandıklarını da görürüz. Hem sisteme karşıdırlar, hem de sistemin kendilerine sağladığı faydayı sonuna kadar kullanırlar. Kendileri ile çelişirler kısacası… Kendileri ile çelişen, kendilerine iki yüzlü davranan bu insanlar doğal olarak çevresindekilere ve topluma karşı da iki…

















