-
KÜL
Sana söylediğim ninniler, bir kulağından girip bir kulağından çıkarmış meğer Anlattığım masallar yalan olmuş, koşa koşa bana geldiğin günler unutulmuş. Fedakârlıklarım bilinmez olmuş, koynumda uyuttuğum günler, uykusuz geceler anlamsızmış Ben sana gücün kişilikte olduğunu anlatırken; Sen gücü para da, makamda, mal da bilmişsin. Günü birlik ilişkilerin değil asıl önemli olanın insanlık olduğunu gösterirken sana Sen yüzünü gösterişe ve samimiyetsizliğe çevirmişsin. Senin eleştirilerine gülüp geçerken ben, sen eleştirilerini gerçek sanmışsın, Sana son bir öğüt yavrum ! Ne güzelliğine, ne gençliğine güven. Gün gelir ne güzelliğin, ne de gençliğin kalır. Ben oldum deme, oldum diyen bulamaz hayatın anlamını. Malım var diye sevinme yanar kül olur, yıkılır yok olur. Hele hele param var,…
-
DUYGUSAL ŞİDDET
Şiddet her zaman fiziksel ve gözle görülür olmaz. Duygusal Şiddet; duygusal şiddete maruz kalan insan üzerinde, fiziksel şiddetten daha kalıcı izler ve yaralar bırakır. Bir insanı aşağılamak, tehdit etmek, hakaret etmek, küfürlü konuşmak, kontrol altında tutup yönetmek, suçlamak, manipüle etmek vb. duygusal şiddettir. Şiddet uygulayan failin karşısındaki insanın bilinç dışına gönderdiği mesaj “seni yok sayıyorum, sana, fikirlerine,kişiliğine, değerlerine saygı göstermiyorum, seni sevmiyorum” dur. Farkındalığı gelişmemiş insanlar ilişkilerinde kendilerini karşılarındaki kişiye yansıtırlar. Tıpkı bir ayna gibi… Kendilerine yapamadıkları eleştirileri, davranışları karşılarındakilere gösterirler. Karşısındaki kişiyi aşağılayan, tehdit eden, küfür eden fail aslında kendini aşağılıyor, kendine küfür ediyordur ve asıl öfkesi kendinedir. Ama kendisine olan öfkesinin farkında olamadığı, kendi ile yüzleşemediği için en…
-
TUZUN KURU DEĞİL !
Seçim sonrası sosyal medya da yeni bir akım başladı. “Benim tuzum kuru bana bir şey olmaz, oy verenler düşünsün” akımı. Benim tuzum kuru bana bir şey olmaz demek ülkenin içinde olduğu durumu tam olarak görememekten kaynaklıdır. Sorun sadece ekonomik değildir. Sorun devletin kurumlarının işlevselliğinin yitirilmesi ve ülke ile ilgili bütün kararların, bu her kim olursa olsun önemli değil, sadece bir kişinin iki dudağı arasında olması yani otokrasi rejimidir. Türk milleti bağımsızlık savaşını kazanmış fakat devrimler Atatürk’ün üstün dehası sayesinde olmuş. Halk demokrasi için bedel ödememiştir. Bir ülkede gerçekten demokrasinin olması ve sürmesi için, demokrasinin içselleştirilmiş olması gerekir. Ne yazık ki Atatürk’ün yaptığı devrimler ve demokrasinin içselleştirilebilmesi için gerekli olan eğitim…
-
OLMASAYDI
Olmasaydı da olurdunuz, Değişen bir şey olmazdı. Sizin için vatan ne ki Alınır,satılır toprak parçası… Bizim için vatan Şehit kanları ile sulanmış Kutsal toprak… Satılmaz Uğruna can verilir… Olmasaydı da olurdunuz Sizin için bağımsızlık Sömürüyü kabul edip, Yalnızca kendi çıkarını düşünmek… Bizim için bağımsızlık Sömürüye karşı duruş Uğrunda mücadele verilecek En değerli olgu… Olmasaydı, Kendinizi kandırmanız, daha kolay olacaktı. Bu yüzden düşmansınız ona, Kabul etmek istemeseniz de, Onun doğruyu yaptığını biliyorsunuz… 11.11.2013
-
ANADOLU’DA ANA OLMAK
Zordur, Anadolu’da ana olmak… Acının, çilenin, haksızlığın beşiğidir Anadolu… Bölmek, parçalamak ve yönetmektir tek bildikleri… Gün gelir, sağcı solcu diye bölerler, olmadı mı laik-antilaik, o da yetmedi Kürt, Türk diye bölerler. Giden hep gençlerdir, hep fakir çocukları. Zenginlere ya da yönetenlere hiçbir şey olmaz bu ülkede. Onlar acıyı seyrederler sadece. Acının üstüne yorum yaparlar birde. Dinle, milliyetçilikle kandırırlar insanları, zaten halkta kanmak için hazır bekler. Gerçeklerle yüzleşmek acıdır çünkü, acısının üstüne bir de bu acıyı eklemek istemez. Hep korkuyla yaşar Anadolu’da analar… Canıyla, kanıyla besleyip büyüttüğü emek verdiği yavrusunu kaybetmekten korkar. Ölüm ve kibir kol gezer Anadolu’da. Bazen duble yol kazasında, bazen yanlış teşhis ya da ihmalden, ekmek almaya gittiğinde,…
-
BENİM DOĞDUĞUM YILLARDA (GEÇMİŞE ÖZLEM)
Benim doğduğum yıllarda; insanlar idealleri için ölümü bile göze alırdı. Dürüstlüğün erdem olmadığı, saygının, hoşgörünün ve emeğin önemli olduğu yıllardı. Anne ve babalarımız dürüstlüğü, saygıyı, sevgiyi öğretirlerdi, paradan önemli olduğunu söylerlerdi bu değerlerin. O yıllarda aile kavramı da önemliydi, komşulukta, dostlukta. Öğretmenlerimiz kutsaldı bizim için, ailemizden sonra hayatımızdaki en önemli kişilerdi. Minnetle hatırlarım bizim topluma yararlı birer insan olabilmemiz için gösterdiği çabaları. Hiçbir ücret almadan, ileri ki yıllara hazırlamak için evinde verdiği dersleri. Her yıl oynadığımız piyesleri, folklor oyunlarını, koro çalışmalarımızı. Komşularımız da bir başkaydı o yıllarda. Ayrı gayrı nedir bilinmezdi, hep birlikte neşe içinde yenirdi yemekler, çaylar demlenir, sohbetler edilirdi. Bakkal amcamız vardı, çocukça oyunlarımıza dahil ettiğimiz, yaramazlıklarımıza gülüp…
-
YETMEZ Mİ ?
Bir çocuk gördüm gözleri yaşlı, Derdini sordum Saçını okşadım,avutmak istedim. Masum ve sessiz baktı gözlerime, Dünyaya ağlıyorum dedi usulca Adaletsizliğe, kahpeliğe ağlıyorum, Dünyamızı alıyorlar elimizden Buna ağlıyorum Yetmez mi….
-
İNSAN
İnsana insandan başka Her olguyu yüklediler. Kimi gün kullanılacak bir mal, Kimi gün cinsel obje Kimi gün ayyaş, Kimi gün yenilecek aş, İnsan nedir ? Bir türlü bilemediler… 13.11.2013
-
ALDANIŞ
Kesin değil hiçbir şey, İmkansız olacakları bilmek önceden Habersizce gelen fırtınalar gibi, Savurduğunda hayat seni Bir uçtan bir uca. Anlıyorsun, Olamazların olduğunu Bitmezlerin bittiğini. Öğreniyorsun, Yaşanmadan bilinmeyeceğini Hiçbir duygunun. Biliyorsun ki Eskisi gibi olamayacak artık, Güvenemeyeceksin, Kendin kadar kimseye. Aldanışlar insanlar için, Yaşadıkça öğrenecek, Acısını hissettikçe yüreğinde Farklı bakacaksın yaşama. Yalnız kendine dost insan, Anladığında Kendine kaldığını Söz vereceksin yüreğine Üzmem seni bir daha diye… 04.03.2003
-
KENDİLERİNE TAPANLAR
Kendilerinin mükemmel olduklarını zanneder ve her şeyin kendi hakları olduğuna inanırlar. Kendilerine göre ; en doğru, en bilgili, en masum, en kusursuz, en inançlı, en güzel ya da en yakışıklı yine kendileridir. İç dünyalarında kendilerinden başka kimse yoktur, sadece kendileri önemlidir. İlgi, para, makam, şan, şöhret hepsinin kendi hakları olduğuna inanırlar. Sempati (karşıdaki kişinin duygularını hissetme ve anlama) yetenekleri gelişmemiştir. Ancak empati (karşısındaki kişinin düşündüğü gibi düşünebilme ya da düşüncelerini kavrama) yeteneği bir çok narsistte gelişkindir ve bu yeteneği karşılarındaki kişiyi sömürmek için kullanırlar. Vermek için değil almak için yaratılmışlardır adeta… Olumluyu kendilerine alma, (sevgi,onay,ilgi, değer,hak, saygı v.b) olumsuzu karşısındakine verme davranışı içindedirler. (bencillik, kıskançlık, nankörlük, öfke, saldırganlık v.b.) Rahatlıkla…















